Reggio Emilia

TİNO’da bilgiyi destekleyen ve yaşam boyu öğrenme sevgisine ilham veren güvenli ve besleyici bir ortam sağlama misyonumuzda Reggio Emilia yaklaşımı bize rehberlik ediyor. Peki Reggio’dan ilham almak ne anlama geliyor?

Reggio Emilia Felsefesi, erken çocukluk eğitimine yönelik yenilikçi ve ilham verici bir yaklaşımdır. Çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarından yola çıkarak belirlenen, merak tabanlı bir eğitimi destekler. İsmini, İtalya’nın kuzeyinde küçük bir kasabadan almıştır. 2. Dünya Savaşı sonrası, çocuklarına için özgürlükçü, eşitlikçi ve baskıdan uzak bir hayat sunmak isteyen kasaba halkı, işe eğitimle başlar ve bu ideale uygun bir eğitim düzeni kurar. Kasaba halkının yolu ilerici ilkokul öğretmeni Loris Malaguzzi ile kesişir ve hep birlikte Reggio Emilia felsefesini oluştururlar.

Reggio Emilia her şeyden önce bir felsefedir, eğitim yaklaşımır; bir model değildir. Sadece doğduğu kasabadaki okullar, Reggio okulu olarak adlandırılır. Dünyanın diğer bölgelerinde bu yaklaşımı benimsemiş okulllar Reggio Emilia ilhamlı okullar olarak bilinir. Çünkü herkes tarafından uygulanacak hazır bir model sunmaz. İçinde yaşanan bölgeye, kültüre, öğretmenin ve çocukların altyapısına, meraklarına göre şekillenir.

Reggio Emilia Yaklaşımının Prensipleri

• Çocuk İmajı
Reggio Emilia felsefesine göre her çocuk doğuştan öğrenmeye isteklidir. Çocuk meraklıdır, araştırmacıdır, soru sorar. Sorgular ve eleştirir. Sosyaldir; bireysel değil birbiriyle iş bölümü halinde çalışır. Yaratıcı ve zekidir. Çeşitli yollarla kendini ifade eder. Çocuk mutludur. Öğrenme sürecinde pasif değildir, merakıyla ve sorularıyla yönlendirendir.

• Öğretmen Rolü
Öğrenme sürecinde öğretmenin de çocuk kadar önemli bir rolü vardır. İyi bir gözlemci ve dinleyicidir. Çocukların özelliklerini, sorularını ve meraklarını gözlemler ve anlamaya çalışır. Çocuğun sorduğu soruyu bilmiyorsa “Ben de bilmiyorum, hadi araştıralım” der. Çocukların meraklarından ve sorularından yola çıkarak projeler hazırlar. Bu doğrultuda incelemeler ve araştırmalar yapar. Gerektiğinde bir model olarak rehberlik eder. Çocukların meraklarını körüklemek için sorularla ve yönlendirmelerle onları provoke eder. Sabit bir öğretmen rolü yoktur, duruma göre şekillenen esnek bir roldür.

Reggio Emilia’da “atelierista” denilen sanat öğretmeninin önemi büyüktür. Atelierista isimli atölyelerde, çocukların duygularını ve fikirlerini öne çıkarmaya elverişli bir ortam oluşturulur. Doğal malzemeler, killer, boyalar, kartonlar, atık malzemeler, her şey bu amaca hizmet eder. Ateliarista, sanatı ve özellikle görsel sanatları kullanarak çocuğun gelişim ve öğrenme sürecine katkıda bulunur. Amaç ortaya kusursuz sanat eserleri çıkarmak değildir çünkü sanat sadece bir araçtan. Çocuğun kendisini ifade etmesi için kullandığı dillerden biridir.

• Dokümantasyon
Çocukların meraklarından yola çıkarak oluşturulan projelerin her adımı öğretmen tarafından kaydedilir. Videolar, fotoğraflar, ses kayıtları, gözlem dosyaları bir panoda sergilenebilir veya sunum yapılabilir. İçinden geçtikleri süreci ve çalışmalarını çocuklar değerlendirebilir, aileleriyle paylaşabilir. Reggio Emilia felsefesi sonuç değil süreç odaklıdır ve bu süreci öğretmen çocuk ve ailenin ortaklaşa paylaşması istenir.

• Çevrenin Rolü
Reggio Emilia felsefesinde çevre üçüncü öğretmendir. Okul, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenir. Doğal materyal ve doğal ışık kullanımına ve doğayı çocukların yaşam alanına taşımaya önem verir. Çocuğun zaten içinde olan merak duygusunu açığa çıkarmasını, keşif yapmasını ve iletişim kurmasını teşvik eden bir atmosferdir. Çevre dediğimiz sadece okuldaki fiziksel çevreyle sınırlı değildir. Aile ve sosyal çevre de buna dahildir. Aile, öğretmen ve sosyal çevresi bir işbirliği içindedir. Birbirlerini dinlerler, ortak soru sorarlar ve cevapları bulmak için birlikte çalışırlar.

Malaguzzi’nin “Çocuğun 100 Dili” İsimli Şiiri
Çocuk Yüz dilden oluşur.
Çocuğun
Yüz dili vardır
Yüz eli
Yüz fikri
Yüz çeşit düşünme biçimi
Yüz çeşit oynama, konuşma
Yüz çeşit dinleme yolu
Yüz çeşit sevme
Yüz eğlencesi
Şarkı söyleme, anlama
Keşfetmek için yüz dünyası
İcat etmek için yüz dünyası
Hayal etmek için yüz dünyası
Çocuğun yüz dili vardır (yüz, yüz, yüz ve daha fazlası)
Fakat onlar 99’unu çalmışlar.
Okul ve kültür
Başı vücuttan ayırmış.
Onlar çocuğa dediler ki:
Düşün ama elsiz
Yap ama başsız
Dinle ama konuşma
Zevk almadan anla.
Sev ve hayret et
Sadece bayramlarda.
Onlar çocuğa dediler ki:
Ama sadece oradaki dünyayı keşfet.
Ve yüzlercesinden
Doksan dokuzunu çaldılar.
Onlar çocuğa dediler ki:
İş ve oyun
Gerçek ve fantezi
Bilim ve hayal
Gök ve yer
Gerçek ve hayal
Öyle şeylerdir ki
Birbiriyle beraber olamaz
Ve böylece onlar çocuğa dediler ki:
Yüzlercesi yok.
Çocuk cevap verdi:
Yanılıyorsunuz, yüzlercesi var hem de burada!

Loris Malaguzzi

Çocukların
Gerçek Bir Şansı Olsun Diye
Çocuk Dili Konuşulan Bir Dünya’ dır
TİNO

Takipte Kalın